Turkce karakterleri goremiyorsaniz tarayicinizin dil kodlamasini "Unicode" olarak ayarlayiniz

Resim Malzemesi: Hangi Malzeme?


Malzeme seçmek konusunda tavsiye alsak da, bu çok kişisel bir seçimdir ve nihai karar ancak bir deneyimler dizisinden sonra alınabilir. Ancak resim yapmaktaki amaçlarımız da bunda etkilidir.

Örneğin "ressam" olma hayali, kimimiz için iyi desen yapmaya, kimimiz içinse bir Rönesans ressamı olmaya eşdeğerdir. Böyle somut bir hayaliniz varsa öyle fazla bocalamaya, onay almaya gerek yok. Hayalinizi gerçekleştirmeye çalışın ;-)

Öte yandan sanatçı biyografilerini okuyup, tanınmış ressamların üretimlerine baktığımızda malzemenin esiri olmadıklarını, aksine, kullandıklari malzemenin "üstünde" olduklarını görürüz.

Picasso 16 yaşından önce akademik anlamda ne yapılabilirse yapmış, ondan sonra gerektiğinde tellerle, kağıtlarla, paçavralarla oynamaya baslamıştır. Bu yaratıcı devinim bazılarında öyle bir hal alır ki, resim yerini başka üretimlere bırakır. Önemli olan özgürlüğünüzü kendi kendinize kısıtlamamaktır. Zaten yeterince yargılanıyor, kısıtlanıyoruz. Mesela suluboya ve pastel fazlasıyla hakir görülür. Oysa resim ve sanat sadece malzemeye bağlı değildir. Malzeme ve ortaya çıkan şey "beden"dir. Ya ruh? Gerçek odur ki, resmin varlığı "bakıldığı" zaman bütünlenir. Kısacası ressam (ya da sanatçı) fırça, boya, tuval vs. aracılığıyla diğer insanların ruhlarına çizer resmini. Ve her izleyiciyle bu süreç yeniden yaşanır. Bu sayededir ki ünlü tablolara hâlâ zevkle bakıyoruz. Çünkü aradan yüzyıllar geçse de aynı zamansız yaratıcı devinimin bir parçası oluyoruz.

Picasso kahvede pineklerken sanatçı değil midir? Uyurken başka bir kimliği mi vardır? Sanatı ve resmi 1 metre kare tuvalle, malzemeyle sınırlayamayız. İnanıyorum ki sadece bakarak da resim yapılabilir. Elbet amaca ve hayallere uygun olan malzeme kullanılmalı, hem de doğru kullanılmalı. Ama komutan sizsiniz. Bir öğrenci de malzemesine iyi komutan olmayı öğrenir.

Aşağıdaki siteye bir göz atmanızı öneririm. Yaşamının bir döneminde gözleri az görmeye başladığından Degas pastele yönelmişti. İşte bir gerekçe. Hem de en doğalından. Bütün büyük sanatçıların dönemleri vardır. Mavi, pembe, kübist dönemler vs... Bunlar normal şeyler. Hem kim ne karışır? ;-) Bakınız bu usta değişik malzemeyle kendini nasıl ifade etmiş (pastellere bir bakın): http://art.koti.com.pl/degas/degas_en.html

Karakalem de, suluboya da, yağlıboya da aynı ölçüde değerli araçlardır. Sadece farklıdırlar. Bu iş bir senfoni orkestrası gibidir. Birisi flütle müzik yapar, bir diğeri arp, piyano calar. Hepsiyle müziğin uç noktalarına varmak mümkündür. Bir orkestrada kimse gereksiz üstünlük taslayamaz. Yağlıboya bulamayan kuma resim yapar, gözlemler, keşfeder.

Suavi Kendiroglu

 

Bu sitedeki yazı ve resimler Suavi Kendiroğlu'na ait olup Fikir Eserleri ve Telif Hakları yasasınca korunmaktadır. İzinsiz kopyalanmaları sahiplerine yasal işlem yolunu açar.

website hit counter