Çin Resmi
(Bu yazı geçmişte bir internet grubuyla paylaşıldı)
Bu konuyu bir gün kısaca ele almak istiyordum ama grupta kendiliğinden bir talep beklemiyordum doğrusu. Öncelikle bu konudaki araştırmamı kendi eğitimimin sürmesi için yaptığımı söylemeliyim. Kendimize genç yaşta bir sınır koyup araştırmaları ve gelişimi durdurmak da akıllıca olmaz. Gauguin, Van Gogh ve daha pekçok ressam özellikle Japon tahta baskıları koleksiyonu yapmış, bunları incelemiş, taklit etmiş ve özümsemiştir. İlgimizi çeken nokta buradadır. Doğu sanatları (güzel sanatlar ve savaş sanatları) ve sağaltım yöntemleri konusundaki araştırmalarımı bir bütün olarak görüp yürüttüm. Çin Resmi ile ilgili boşluğu dolduracak bir referans kitap üzerinde calışmaktayım. Sonuçlanınca buradan duyururum. Şimdi soruya çok özlü olarak yanıt vermek gerekirse:
|
|
Çin Resmi aslında birçok ekol ve eğilim içerir. Çin başlı başına bir dünyadır. Bugün Çin'de çizgi roman ve modern sanat üretimi de vardır. Budist ve Taocu resimlerin kesiştikleri alan Batı'da en çok tanınanıdır. Japonya ise bunu temel alarak arınmış bir Zen resmi (Sumi-e) ortaya çıkarmıştır. Burada sadece bu tip resmi ele alıyoruz.
Araçlar resmin bedenidir. Pirinç kağıdı mürekkebi öyle hızlı emer ki silmek ya da düzeltmek imkânsızdır. Çin fırçası ise dünyanın en zor çizim aracıdır. Sonsuz sayıda nüans verebilir. Mürekkep suda çözünen cinstendir, kuruduğunda sabitlenen (waterproof) teknik çizim mürekkebi KULLANILMAZ. Bu malzeme ile nasıl çalışılabileceğini tahmin edersiniz. Çok tecrübe edinmek ve bir seferde yapılandan pişmanlık duymamak amaçtır. Resimle oynayıp onu değiştiremiyorsanız kendiniz değişeceksiniz. (Suluboya ve fırçayla desen çalışmaları buna yakındır. Bunları küçümseyenler belki de zorluktan kaçıyorlar)
Konular daha çok canlı-cansız objeler ya da doğa parçalarıdır. Manzara resimlerini oluşturan ögelerin yeri doğa gözlemlerinin sonucu olarak belirlenmişlerdir. İnsana sadece hak ettiği kadar yer verilir. Bu arayış, resmin (Batı'da) bireyciliğe hizmet etmesi anlayışına taban tabana zıttır.
Kompozisyonda simetri aranmaz. Batı kendine bir köken aramak için Yunan'a sarılmış ve Yunan estetik ideallerini kendi sanatına temel almıştır. Ne yazık ki biz de sanatçılarımıza bunu öğretiyoruz. Oysa İkebana da dahil Doğu sanatında estetik Mükemmel Simetri'ye değil Doğal Asimetri'ye dayanır. İkili ögeler birbirleriyle yarışmaz, ev sahibi-misafir, baba-oğul ilişkisine girerler. Resminiz bir mikrokozmostur ve içinde doğa kanunları geçerlidir.
Böyle yapılmış resimler "şeylerin" ilk bakışta görünmeyen doğasını yansıtır ve Batılı ressam ne kadar karşı çıkmaya çalışsa da ruhu bu eserleri kabul eder. Teknik bir ipucu: Diyelim ki resim çizmeyi bilmiyorsunuz. Fırça kullanmak da hiç yapmadığınız birşey. Bir ağaç bulun ve iyice bakın. Ardından bu ağacı bakarak ya da bakmadan çizmeye çalışın. Sonuçtan memnun kalmadınız mı? Dallar diken gibi mi görünüyor? Şimdi herşeyi bırakın ve ağaca doğru işaret parmağınızı uzatın. Parmağınızla topraktan başlayarak gövdesini, dallarını, gelişirken izlediği yolu "gösterin". Bu ortaya çıkan hareketinizi fırça ile kağıda taşırsanız resim yapılmış olur. Tekrar deneyin. Göreceksiniz ki "hareket" işin özü. Neyin hareketi? Sırasıyla : Ağacın, gözün, ruhun, elin, fırçanın. Burada ağaç sorun çıkarmaz. Göz de işini yapar. Sorun bundan sonra "akıl" devreye girince başlıyor. Amaç aradan çıkmak ;-) Kendiliğinden olana izin vermek. Fırçaya hükmetmek isteriz. Daha ortada tek bir çizgi yokken garantili sonuç peşindeyizdir. Merak etmeyin bu önerdiğimiz "aradan çekilme" nihilist bir yaklaşım ya da salt felsefe değil. Doğanın edimleri, devinimleri resminize bu şekilde taşınır. Bu "Doğanın dili"ni anlama eğitiminden sonra kendi manzaralarınızı yaratabilir, görünmez şeyleri görünüz kılabilirsiniz. Çünkü artık "Doğayı taklit" değil, Doğa gibi davranmak, üretmek, çizmek söz konusudur. Sıradağlar ve ağaçlar birbirleriyle rekabet içinde değil, uyum içindedirler. Bunun da kuralları vardır.
Bu bilgiler Batı'yı derinden etkilemiş ve 1870 sonrası dönemde yepyeni arayışlar ortaya çıkmıştır. Ancak Akademik gözlüklerden kurtulamayan Batı, Empresyonizm ve sonrası akımları kişisel arayışların sonucu kabul etmiş; yapılan çalışmayı anlamlandıramamıştır. "Soyut" sözü bu anlamlandıramamanın sonucudur. Oysa bu bilgilerin kökenindeki Doğu sanatçıları, sanatı bilimle birlikte yaşayıp aktardıkları için Doğal Estetiği resimlerinde ve rehber kitaplarında açıkça dile getirebilmişlertır. Çin resminde Yin-Yang, Boşluk, Değişimler, 5 Element ve Chi bilgilerinin tümü vardır ve ezoterik değil teknik anlam taşırlar. Bizim sanatçı adaylarımız resim eğitiminde çoğunlukla bu tür bilgileri bulamamaktadırlar. Empresyonistlerin değerli kaynaklarıyla neden ilgilenilmesin? "Yeni nasıl ortaya çıkar" onu öğrenmek lazım. Kendi adıma Batı ve Doğu arasında bir ortayol izlemeye çalışıyorum. Aslında bir Çin Resmi teorisine ihtiyacınız yok. Edinilmiş fikirler, varlıkları oldukları gibi görmenizi engellemesin yeter. (Bu engelleyici fikirler sanat eğitiminizinden gelmemeli!)
Bu yazı ile ilgilenenler Shi Bo Usta'yla Karşılaşma adlı bir diğer yazıdan büyük zevk alacaklar.