Turkce karakterleri goremiyorsaniz tarayicinizin dil kodlamasini "Unicode" olarak ayarlayiniz

Çay Töreni / Chanoyu - Sadô


Suavi Kendiroğlu, Klan Dergi 2003

Çay bir içecek olmadan önce ilaç olarak kullanılıyordu. Şiir imparatorluğu Çin'de hoşça vakit geçirme aracına dönüşmesi VII. yüzyılı buldu. Bu uğraş XV. Yüzyıl Japonya'sında bir estetik dinine, Çay Sanatı'na dönüştü.

Çay içmekten Çay Törenine:

Çay içmek gibi sıradan ve günlük bir faaliyetin bir törene dönüştüğü Çay Sanatı, Japon kültürünün en önemli parçalarındandır. Günümüzde kadınlara yönelik bir uğraş gibi görünse de Meiji devrimine (1868) kadar daha çok erkeklere özgüydü. Diğer gösteri/performans sanatlarından farklı olarak davetliler de bu töremde rol alırlar. Çay hazırlama, sunma, kabul etme ve içme hareketlerinin tümü önceden belirlenmiş kurallara göre gerçekleştirilir. Törende tanrısal bir varlığa atıfta bulunulmaz. Sadece katılanlar için yapılır. Günlük yaşamın stresinden çıkıp dostça bir ortamı paylaşmakla, iç disiplin, alçakgönüllülük ve estetik zevkler güçlendirilir. 9. yüzyılda feodal derebeyleri olan Daimyo'lar ve tüccarlar oldukça gösterişli çay toplantılarına katılarak sunulan ürünün kökenini bulmaya çalışıri kalitesi üzerine söyleşirlerdi. Bu tören Chanoyu adını alıyordu. Bunun tam Türkçe karşılığı "Çay için sıcak su"dur. Daha sonraları halk "Unyaku Chakai" adlı, Çin kültürüne daha yakın ve daha az soylu bir ikrâm tarzıyla tanıştı.

Çay Töreni Chanoyu'nun daha spiritüel olan Çay Yolu'na (Chadô) dönüşümü 16. yüzyılda Sen no Rikyu'nun eliyle gerçekleşecektir. Savaşçı kesimin tekelinde bulunan elitist törenlere (Daimyo-cha) sadelik getirmek uzun zamandan beridir çay ustalarının istediği şeydi. Bu sadelik Wabi adı altında bir tür ideale dönüştü. Wabi daha çok sade bir yaşam arayışıdır. Sabi (sade görünüm), Shubui (sade zevkler), Yûgen (gizemli zerafet ve hüzün) gibi türevleri de Japon yaşamını derinden etkilemiştir. Edebiyatta en derin duygular asla doğrudan açığa vurulmaz, sadece hissettirilirdi. Hatta bu duyguların ifade edilemeyeceği de düşünülürdü. Nô Tiyatrosu, Çay Töreni, İaido gibi sanatların sessiz ve törensel yapıları bu Wabi idealine bağlıdır.

Tören:

Tipik bir Çay Töreni'ni yazıya dökmek oldukça cesaret kırıcı, hatta neredeyse imkânsız bir iş. Burada ancak kaba bir tasvirle yetineceğiz. Çay Töreni'nin yapıldığı çay odası normal bir odadan daha sadedir ve içeriye ufacık bir kapıdan (Nigiriguchi) eğilerek girilir. Bu yapı mütevazi bir yaşam şeklini hissettirmelidir. Imparator dahi bu kapıldan girebilmek için eğilmeli ve samuraylar silâhlarını dışarıda bırakmalıydılar. Bu çay odası bazen bir kulübe halini alarak evden bağımsız bir yapıya dönüşür. Çay evine giden yol bir arınma yoludur. Eve girmeden önce durulur, el ve ağız sabit bir kaptaki suyle temizlenir, beden arındırılır. Sonra ev sahibinin davetiyle odaya girilir.

Tokonoma adlı köşeye yerleştirilmiş bir çiçek kompozisyonu (Ikebana) ya da resim seyredildikten sonra oturulur. Ateşin üzerindeki demir çaydanlıktaki su kaynayınca usta çayı hazırlar. Önce Kocha denilen tadımlık koyu bir çay sunar. Bu hediyelerin en içtenini kabul ettikten sonra konuşulur, sıhbet edilir, ardından da Usucha adını alan açık çay içilirdi.

Chanoyu gereçleri:

Çay Töreni'nde kullanılan araçlara değinmeden geçmek olmaz. Bu araçlar usta tarafından misafirin kişiliğine, yakınlık derecesine göre seçilir ya da özel olarak üretilirdi. Tabii ki bu tercihlerde sadelik en önemli yol göstericiydi. Sadelikte gizli, büyük bir zevklilik, soylu bir estetik vardı. Yeşil toz çay konulan kap (usuki), çay almaya yarayan bambu kaşık (chashaku), karıştırma fırçası (chasen), su dökme kepçesi (hishaku) ve çay kâsesi (chawan) işçilik bakımından birer ustalık örneği olup bazıları törenin belli bir evresinde ayrı ayrı incelenir, uyanan beğeni ve hayranlık dile getirilirdi. Chanoyu sayesinde Ikebana, seramik, Sumi-e (bir tür resim sanatı) gibi birçok sanat dalı halk tarafından anlaşılabilmiş, gelişme fırsatı bulmuştur. Bizi en çok duygulandıran araçsa çay kâsesi Chawan'dır. Chawanlar türlü stillerde ve tekniklerle üretilmiştir. Farklı bölgelerde, farklı malzeme ve sanat anlayışıyla tasarlanan bu seramik kâseler günümüzde paha biçilmez birer koleksiyon parçasıdırlar. Özellikle Roku stili chawanlar dikkate değerdir. Döner tezgah yerine elle şekillendirilip düşük ısılı (800-1000C) fırınlarda pişirildiklerinden düzensiz şekilli ve görece kaba dokulu olurlar. Her açıdan farklı görünürler ve aynı zamanda dokunma duyusuna da hştap ederler. Öyle ki, çömlekçinin ellerine dokunduğunuzu, o yaratış anını tekrar yaşadığınızı hissedersiniz. Tören sırasında misafirin kullandığı tek araç olduğundan ev sahibiyle arasındaki yegâne köprüdür. Misafir ustanın ince sanatını, koskoca bir dünyayı avucunda tutar, hisseder ve dudaklarına götürerek tadar. Yüzyılların birikmiş gelenekleriyle ve bu geleneklerin ustalarıyla arasında fiziksel bir bağ kurulur. Tüm araçlar, çay odası, giyilen kimonolar, sarfedilen nezâket sözleri, duygu yüklü bir atmosfer yaratır. Bu ortamınparçalarını yaratan tüm sanatçılar bir olup hiçbir karşılık beklemeden size bu çayı sunmuşlardır.

Bu sitedeki yazı ve resimler Suavi Kendiroğlu'na ait olup Fikir Eserleri ve Telif Hakları yasasınca korunmaktadır. İzinsiz kopyalanmaları sahiplerine yasal işlem yolunu açar.

website hit counter